Ana Sayfa          Ziyaretçi Defteri          Fotoğraf Galerisi            Komşularımız            Faydalı Linkler             Telefon Rehberi           

 DENDİL KÖYÜNE HOŞ GELDİNİZ
 

Genel Bilgi                    

Coğrafya                        

Kültür                             

Ulaşım                            

Resimlerle Atatürk      

SOHBET ODASI         

Makalele                        

ŞİİRLER                       

BİLGİ YARIŞMASI    

___HABERLER___

 Editör                             
 
Hava Tahmin Raporu
Exchange Rates
Milli Piyango
 
Şans Topu
 
Sayısal Loto
 


             KARDEŞ SİTE

        dendilliyiz.com

 online

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ŞİİR   Not: Sesli  izlemek için dosyayı açtıktan sonra bir müddet bekleyiniz.

GURBETTEN - SILAYA MEKTUP

Burası çok tuhaf, kardeşim Kemal.
Kabuk başka burada, öz başka burda.
Tarif edilmiyor, yazmakla ahval.
Bahar başka burda, yaz başka burda.

Çiçekler kokusuz, petekler balsız.
Gönüller pas tutmuş, irade hissiz.
Herkes birer robot, kör, sağır, dilsiz.
Kulak başka burda, göz başka burda.

Rezaletin adı, olmuş medeni.
Gel de gör bunları taklit edeni.
Harap ediyorlar, sağlam bedeni.
Eğri başka burda, düz başka burda.

Ücrette anlaşma sağlayamazsın.     
Öğle görmek ile anlayamazsın.
Erkek mi, kadın mı tanıyamazsın.
Oğlan başka burda, kız başka burda.

Kirli şeyler çoktur, utanırım yazmaya.
Müstehcenlik yaygın, kalmamış haya,
Yerlisi binekli, yabancı yaya.
Yollar başka burda, iz başka burda.

Mikrobu bulaşık, işi dolaşık.
Genci, ihtiyarı, dünyaya aşık.
Renkler bile burda karma karışık.
Beyaz başka burda, boz başka burda.

Gül dalına baykuş konmuş ötüyor.
Gurbette çilemiz bize yetiyor.
Elma ağacında armut bitiyor.
Limon başka burda, muz başka burda.

Belki diyeceksin şimdilik yeter.
Sende bana vatanımdan haber ver.
Kardeş,mektubunu acele gönder.
Sukut başka burda, söz başka burda.

(Almanya’da çalışan bir kardeşimizden)
Herkese saygı, sevgi ve selamlar

                                                     Gönderen:
                                                      İlhan YILDIRIM
                                                    
Tarih:27 Şubat 2009, Cuma
                                                             08:22

H A Y A T T A N      M E Z A R A

Hayat bir nefestir aldığın kadar
Hayat bir kafestir kaldığın kadar
Hayat bir hevestir daldığın kadar
Önün mezar sonun mezar, unutma!

             Hayat bir muamma çözdüğün kadar
             Hayat bir seyahat gezdiğin kadar
             Hayat bir duygudur sezdiğin kadar
             Yönün mezar, sonun mezar, unutma!

Hayat bir yaygıdır, yaydığın kadar
Hayat bir saygıdır, saydığın kadar
Hayat bir kaygıdır, duyduğun kadar
Yönün mezar, sonun mezar, unutma!

             Hayat bir çıkıştır, çıktığın kadar
             Hayat bir bakıştır, baktığın kadar
             Hayat bir bıkıştır, bıktığın kadar
             Önün mezar, sonun mezar, unutma!

Hayat bir rüyadır, yorduğun kadar
Hayat bir cevaptır, sorduğun kadar
Hayat bir seraptır, gördüğün kadar
Yönün mezar, sonun mezar, unutma!

             Hayat bir olgudur, olduğun kadar
             Hayat bir dolgudur, dolduğun kadar
             Hayat bir bulgudur, bulduğun kadar
             Önün mezar, sonun mezar, unutma!

Hayat bir yol, onda yokuş iniş var
Geldiğimiz gibi, bir de dönüş var
Sonunda tahtadan at'a biniş var
Önün mezar, sonun mezar unutma!

             Öyle, ya da böyle, yol gidiliyor
             Hiç bitmez sanılan ömür bitiyor
              Herkes yaptığından hesap veriyor
              Hesaba hazır ol, sakın unutma!

Gönderen:
İlhan YILDIRIM
Tarih:
02 Şubat 2009, Pazartesi
11:48


DEDEDEN TORUNUNA HOŞ NASİHATLER
(İlgililerin istifadesine sunulur, herkes kendine düşen payı almalı)
( İlhan YILDIRIM )


(1)

Ey oğul, sesimi dinle kulak ver!
Kulağa giren söz ta cana değer,
El atına binen pek çabuk iner,
Tez eskir, iğreti kaftan demişler.

Yetim malın, sakın malına katma!
Veresiye hiçbir mal alıp, satma!
El için kendini ateşe atma!
Gemiyi kurtaran kaptan demişler.

El ağzı tutulmaz, her sözü duyma!
Bugünkü işini yarına koyma!
İnsanı kamil ol, nefsine uyma!
Seni aldatmasın şeytan demişler.

Kendin çalış, uğraş, yandır ocağı,
Verseler de alma, namert yamağı,
Ortak bir inekten, yeğdir buzağı,
Belli olsun alan, satan demişler.

Bil, mazlumun ahı hiç yerde kalmaz,
Meseldir, atılan ok geri gelmez,
Dost uyur, su uyur, düşman uyumaz,
Dost olmaz eski düşman demişler.

İstersin ki, hayır gele başına,
Hayır de her yerde daim işine,
Felek ağı katar bir gün aşına
Devir döner, geçer devran demişler.

Sular gibi, nehri hebaya akma,
Kendi ayıbına bak, gayriye bakma,
Gördüğün deliğe parmağın sokma,
Ya akrep çıkar, ya yılan demişler.

Diline geleni söyleme öyle,
Demesinler sana el şöyle, böyle,
Yüz dinle, bin düşün, bir tek söz söyle,
Sözünden bilinir insan demişler.

(2)

Dünyada serseri gibi gezersen,
İblis gibi doğru yoldan azarsan,
Eli düşürmeye kuyu kazarsan,
Elden önce düşer, kazan demişler.

El için ağlayan gözünden olur,
Kızını dövmeyen dizinden olur,
Her şeyin çokluğu azından olur,
Aza kanaat et, her an demişler.

Dikensiz gül olmaz demiş atalar,
Gün geçer, kin geçmez demiş atalar,
Babası oğluna bir bağ bağışlar,
Sonra, üzüm vermez oğlan demişler.

Cömert, cömert derler, maldan ederler,
Yiğit, yiğit derler, candan ederler,
Çobansız koyunu kurt kapar derler,
Ağlamazmış kendi düşen demişler.

Dinle bir nasihat edeyim sana,
Hayır dile, hayır gelsin başına,
Düşman zehir katar bir gün aşına,
Dişini göstermez kaplan demişler.

Bir baş kuru soğan kazan kokutur,
Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.
Kalp kırayım deme, ustası yoktur.
Zulümle yıkılır, cihan demişler.

İstersen yuvanda daima şenlik,
Dilersen evinde dirlik, düzenlik,
Varlıkta darlık yok, yoklukta birlik.
Gece-gündüz çalış kazan demişler.

Karlı olur yüksek dağların başı,
Yiğidin yiğittir hep arkadaşı,
Lodos eser ise yeşertir dalı,
Ayağını gevşek basma demişler.

 Gönderen:
İlhan Yıldırım

Tarih:
11 Şubat 2009, Çarşamba
14:25

 

BİRLİĞE SEVDALIYIM

Gül gelse de deste deste,
Gönül hicran ile yasta,
Selamı gelmeyen dosta,
Hiç destursuz varılır mı?

Vefa kalmayınca kulda,
Anılar aradım pulda,
Kişi dosta giden yolda,
Yürümekle yorulur mu?

Bülbül uzak kalsa gülden,
Haber bekler esen yelden,
Sevenler sevse gönülden,
Birbirine darılır mı?

Hakk'ın yoluna düşmeden,
Benlik dağını aşmadan,
Münker ile savaşmadan,
Kula Cennet verilir mi?

Dostlarıma gül dalıyım,
Münker ile kavgalıyım,
Ben birliğe sevdalıyım,
Acep bir gün kurulur mu?
Gönderen: İlhan YILDIRIM
Eklenme Zamanı:14.10.2009, 09:36:41

 

DARMADAĞIN

Çıktım seyreyledim gelip geçeni,
Beşeri süsleyen ar darmadağın....

Düşe kalka yol alıyor yolcular,
Akıyor sel gibi ter darmadağın...

Garp şarabı nahoş etmiş yolcuyu,
Sallanıp gidiyor ser darmadağın...

Beden, elbiseden sıyrılıp çıkmış,
Mahremiyet kurban, sır darmadağın...

Rehber ile yolcu karmakarışık,
Gören darmadağın, kör darmadağın...

Feragat tahtına "benlik" oturmuş,
Dostlar pare, pare, yar darmadağın...

Halbuki kervandan uzak kalanı,
Kurtlar parçalarda yer darmadağın...

Direnirse ayak "birlik" yolunda,
Uyma o'na zinhar, kır darmadağın.

Gönderen:
İlhan YILDIRIM
Tarih:24 Eylül 2009
 

 

GURBETTEN - SILAYA MEKTUP

Burası çok tuhaf, kardeşim Kemal.
Kabuk başka burada, öz başka burda.
Tarif edilmiyor, yazmakla ahval.
Bahar başka burda, yaz başka burda.

Çiçekler kokusuz, petekler balsız.
Gönüller pas tutmuş, irade hissiz.
Herkes birer robot, kör, sağır, dilsiz.
Kulak başka burda, göz başka burda.

Rezaletin adı, olmuş medeni.
Gel de gör bunları taklit edeni.
Harap ediyorlar, sağlam bedeni.
Eğri başka burda, düz başka burda.

Ücrette anlaşma sağlayamazsın.     
Öğle görmek ile anlayamazsın.
Erkek mi, kadın mı tanıyamazsın.
Oğlan başka burda, kız başka burda.

Kirli şeyler çoktur, utanırım yazmaya.
Müstehcenlik yaygın, kalmamış haya,
Yerlisi binekli, yabancı yaya.
Yollar başka burda, iz başka burda.

Mikrobu bulaşık, işi dolaşık.
Genci, ihtiyarı, dünyaya aşık.
Renkler bile burda karma karışık.
Beyaz başka burda, boz başka burda.

Gül dalına baykuş konmuş ötüyor.
Gurbette çilemiz bize yetiyor.
Elma ağacında armut bitiyor.
Limon başka burda, muz başka burda.

Belki diyeceksin şimdilik yeter.
Sende bana vatanımdan haber ver.
Kardeş,mektubunu acele gönder.
Sukut başka burda, söz başka burda.

(Almanya’da çalışan bir kardeşimizden)
Herkese saygı, sevgi ve selamlar

Gönderen:
İlhan YILDIRIM
Tarih:27 Şubat 2009, Cuma08:22

H A Y A T T A N      M E Z A R A

Hayat bir nefestir aldığın kadar
Hayat bir kafestir kaldığın kadar
Hayat bir hevestir daldığın kadar
Önün mezar sonun mezar, unutma!

             Hayat bir muamma çözdüğün kadar
             Hayat bir seyahat gezdiğin kadar
             Hayat bir duygudur sezdiğin kadar
             Yönün mezar, sonun mezar, unutma!

Hayat bir yaygıdır, yaydığın kadar
Hayat bir saygıdır, saydığın kadar
Hayat bir kaygıdır, duyduğun kadar
Yönün mezar, sonun mezar, unutma!

             Hayat bir çıkıştır, çıktığın kadar
             Hayat bir bakıştır, baktığın kadar
             Hayat bir bıkıştır, bıktığın kadar
             Önün mezar, sonun mezar, unutma!

Hayat bir rüyadır, yorduğun kadar
Hayat bir cevaptır, sorduğun kadar
Hayat bir seraptır, gördüğün kadar
Yönün mezar, sonun mezar, unutma!

             Hayat bir olgudur, olduğun kadar
             Hayat bir dolgudur, dolduğun kadar
             Hayat bir bulgudur, bulduğun kadar
             Önün mezar, sonun mezar, unutma!

Hayat bir yol, onda yokuş iniş var
Geldiğimiz gibi, bir de dönüş var
Sonunda tahtadan at'a biniş var
Önün mezar, sonun mezar unutma!

             Öyle, ya da böyle, yol gidiliyor
             Hiç bitmez sanılan ömür bitiyor
              Herkes yaptığından hesap veriyor
              Hesaba hazır ol, sakın unutma!

Gönderen:
İlhan YILDIRIM
Tarih:02 Şubat 2009, Pazartesi
11:48

DEDEDEN TORUNUNA HOŞ NASİHATLER
(İlgililerin istifadesine sunulur, herkes kendine düşen payı almalı)
( İlhan YILDIRIM )


(1)

Ey oğul, sesimi dinle kulak ver!
Kulağa giren söz ta cana değer,
El atına binen pek çabuk iner,
Tez eskir, iğreti kaftan demişler.

Yetim malın, sakın malına katma!
Veresiye hiçbir mal alıp, satma!
El için kendini ateşe atma!
Gemiyi kurtaran kaptan demişler.

El ağzı tutulmaz, her sözü duyma!
Bugünkü işini yarına koyma!
İnsanı kamil ol, nefsine uyma!
Seni aldatmasın şeytan demişler.

Kendin çalış, uğraş, yandır ocağı,
Verseler de alma, namert yamağı,
Ortak bir inekten, yeğdir buzağı,
Belli olsun alan, satan demişler.

Bil, mazlumun ahı hiç yerde kalmaz,
Meseldir, atılan ok geri gelmez,
Dost uyur, su uyur, düşman uyumaz,
Dost olmaz eski düşman demişler.

İstersin ki, hayır gele başına,
Hayır de her yerde daim işine,
Felek ağı katar bir gün aşına
Devir döner, geçer devran demişler.

Sular gibi, nehri hebaya akma,
Kendi ayıbına bak, gayriye bakma,
Gördüğün deliğe parmağın sokma,
Ya akrep çıkar, ya yılan demişler.

Diline geleni söyleme öyle,
Demesinler sana el şöyle, böyle,
Yüz dinle, bin düşün, bir tek söz söyle,
Sözünden bilinir insan demişler.

(2)

Dünyada serseri gibi gezersen,
İblis gibi doğru yoldan azarsan,
Eli düşürmeye kuyu kazarsan,
Elden önce düşer, kazan demişler.

El için ağlayan gözünden olur,
Kızını dövmeyen dizinden olur,
Her şeyin çokluğu azından olur,
Aza kanaat et, her an demişler.

Dikensiz gül olmaz demiş atalar,
Gün geçer, kin geçmez demiş atalar,
Babası oğluna bir bağ bağışlar,
Sonra, üzüm vermez oğlan demişler.

Cömert, cömert derler, maldan ederler,
Yiğit, yiğit derler, candan ederler,
Çobansız koyunu kurt kapar derler,
Ağlamazmış kendi düşen demişler.

Dinle bir nasihat edeyim sana,
Hayır dile, hayır gelsin başına,
Düşman zehir katar bir gün aşına,
Dişini göstermez kaplan demişler.

Bir baş kuru soğan kazan kokutur,
Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.
Kalp kırayım deme, ustası yoktur.
Zulümle yıkılır, cihan demişler.

İstersen yuvanda daima şenlik,
Dilersen evinde dirlik, düzenlik,
Varlıkta darlık yok, yoklukta birlik.
Gece-gündüz çalış kazan demişler.

Karlı olur yüksek dağların başı,
Yiğidin yiğittir hep arkadaşı,
Lodos eser ise yeşertir dalı,
Ayağını gevşek basma demişler.

 Gönderen:
İlhan Yıldırım
Tarih:11 Şubat 2009, Çarşamba
14:25

ARKADAŞ

Bu dünya fanidir unutma bunu,
Ne yapsan nafile, gelecek sonu.
Sakın ha, çiğneme kul hukukunu,
Kendini ateşe yakma arkadaş...

Kolaylaştır işi sürme yokuşa,
Hayır kapısına git, koşa koşa,
Yoksulun garibin başını okşa,
Kimsenin gönlünü kırma arkadaş...

Bu günler var ise ekmeğin aşın,
Şüreyle Rabbin'e; ağırma başın,
Karnına taş basan ashabı düşün,
Yoklugu kafana takma arkadaş...

Ahirette bir mahkeme kurulur,
Kimler ne yaptıysa tek tek sorulur,
Herkes ettiğini önünde bulur,
Kendini günaha sokma arkadaş...

Gidiyor gençliğin direnmek niçin?
Ne güzel şahittir başında saçın,
İlahi cemali seyretmek için,
Dünya güzeline bakma arkadaş...
Gönderen: İlhan YILDIRIM
Eklenme Zamanı:11.12.2009, 07:43:55

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                           

 

 

 

 

 

                  VİDEOLAR              
Köyümüz halkı video            
DENDİL KÖYÜ VİDEO ( )   
GEMEREK (İlçemizi Tanıyalım) video  
DENDİLDE YAĞMURLU BİR GÜN     

 

 
GEMEREK HAVA DURUMU

BÖLGEMİZDEN HABERLER

 

   RESİM VE VİDEO GÖNDER

      RESİM ALBÜMÜNÜZ        

            Günün Resmi                     

             En son eklenen resim